Kayıtlar

Kasım, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
  Habersiz ses ve çığlık vatansız yankısız çırılçıplak ova  kıpırtısız bir dikili ağacı yok bitiminde küçük bir köy ve hemen dağlar sıralı hükümdar ve hemen dağlar yine sade abartısız  keskin  yüce sessiz bir tepe yamacında bir tek gelincik  kırmızı  ve daha çok kırmızı al değil kırmızı rüzgara emanet ressamı bu tepenin kırmızıysa heryer al değilse  bu gelincik yüzünden  rüzgarla işgüzar  salındıkça boyuyor  döndüğü yeri yol toz toprak kıvrımlı ve uzun sarıyor tepeyi  yılan  gri bir yılan kendisi değil  götürdüğü yer  zehirli yirmisinde bir delikanlı dalgın ipince geberesiye aşık kız oralı değil avuçlarında bir demet mavi aklında kırk tilki  yolun kenarında duruyor vişneye yaslanmış dağlardan ovadan  üzerinde durduğu yoldan  tepenin arkasında salınan kırmızı gelincikten  bihaber