Habersiz
ses
ve çığlık
vatansız
yankısız
çırılçıplak ova
kıpırtısız
bir dikili ağacı yok
bitiminde küçük bir köy
ve hemen dağlar
sıralı
hükümdar
ve hemen dağlar yine
sade
abartısız
keskin
yüce
sessiz bir tepe
yamacında bir tek gelincik
kırmızı
ve daha çok kırmızı
al değil kırmızı
rüzgara emanet
ressamı bu tepenin
kırmızıysa heryer
al değilse
bu gelincik yüzünden
rüzgarla işgüzar
salındıkça boyuyor
döndüğü yeri
yol
toz toprak
kıvrımlı ve uzun
sarıyor tepeyi
yılan
gri bir yılan
kendisi değil
götürdüğü yer
zehirli
yirmisinde bir delikanlı
dalgın
ipince
geberesiye aşık
kız oralı değil
avuçlarında bir demet mavi
aklında kırk tilki
yolun kenarında duruyor
vişneye yaslanmış
dağlardan ovadan
üzerinde durduğu yoldan
tepenin arkasında salınan kırmızı gelincikten
bihaber
Yorumlar
Yorum Gönder